Tencerelerin şuan ki halini alması 14. yüzyıla kadar uzanmaktadır. O dönemlerden önce yemek pişirme dışında su kaynatmak ve çamaşır yıkamak için kullanılan tencereler daha sonrasında asıl kullanım amacı olan yemek pişirmeye dönmüştür. Bakır demir ve seramikten yapılan bu aletler bir çok farklı konumda insanlara sunulmuş ve kullanılmaya başlanmıştır.

Bu kullanımlar aslında daha iyi bir tencerenin ortaya çıkmasını hedeflemiştir. Sağlıklı ve daha hızlı pişiren tencereler ise her zaman kendine verilmesi gereken değeri bulmuştur. Düdüklü tencere de tam bu noktada bir adım öne çıkan tencelerin başında gelmektedir. Uyguladığı basınç nedeniyle daha kolay ve hızlı pişirme imkanı sunan bu tencere diğerlerine göre bir adım öndedir.

Peki daha hızlı bir pişirme basınç ile nasıl mümkün olmaktadır? Basınç aslında kimya ile ilgilenen kişilerin çok iyi bildiği bir şekilde suyun donma noktasını azaltan ve suyun kaynama sıcaklığını artıran bir kavramdır. Yani basıncın arttığı sıcaklıklarda suyun kaynması daha zor olacaktır. Ülkemizde yüksekliği az olan yerlerde su yüksekliği fazla olan yerlere göre daha az sıcaklıkta kaynaması mümkün olacaktır.

Düdüklü tencere içinde yüksek basınçta suyun kaynama noktası düşer bu nedenle su daha yüksek bir sıcaklıkta kaynar kaynayan su daha sıcak olduğu için yemeklerin pişmesi de bu denli kolay olmaktadır. Bu olay sonucunda düdüklü tencere içindeki pişirilen yemekler daha kısa sürede hazır hale gelmiş olur.